Çimsa, Bilecik'teki maden projesi ruhsatının iptali için başvuru yaptı
MADENSabancı Holding iştiraki Çimsa, İntikamtepe Şehitliği yakınlarında bulunan Bozüyük Beyaz Kalker Sahası’nda sahip olduğu ruhsatın iptali için gerekli işlemleri başlattığını duyururken, bugüne kadar yapılan tüm başvuruları geri çektiğini açıkladı. İntikamtepe Şehitliği’ne yaklaşık 2 kilometre mesafede bulunan sahanın, Çimsa’nın Eskişehir fabrikasının 80 yıllık hammadde ihtiyacını sağlayabilecek rezerve sahip olduğu belirtildi.
Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Bilecik'te basın mensuplarıyla bir araya gelerek söz konusu maden sahasıyla ilgili bilgiler verdi.
Zenar, “Burası 2022 yılında ihaleye çıkarıldığında, teknik dokümanları inceledik. Çok da büyük bir rezerv söz konusu. Yaklaşık 40 milyon ton. Bu da Eskişehir Fabrikamızın ihtiyacını 80 yıl boyunca karşılayacak bir rezerv anlamına geliyor. Dolayısıyla hem fabrikamıza coğrafi olarak yakınlık hem de rezerv miktarı açısından aslında bizim için son derece stratejik bir yatırım bu saha” dedi.
2022 yılında bu sahanın işletme ruhsatını aldıklarını ifade eden Umut Zenar, “Ardından da tüm yasal süreçleri doğru şekilde, tamamen düzenlemelere uygun şekilde işlettik. ÇED ve orman izin başvuru süreçlerini sorunsuz şekilde tamamladık. Ardından onaylar tamamlandıktan sonra, geçtiğimiz aylarda tarafımıza bir tebligat yapıldı. Bu tebligatta da dendi ki; bu ruhsat alanının belli bir bölümünün SİT alanı kapsamında olduğu ilan edilmiş Sonrasında da bu yatırımla ilgili inceleme talebinde bulunduk. Bugün itibarıyla bilirkişi raporu çıkmamasına rağmen, bu bölgenin hassasiyetini gözeterek tüm başvurularımızı geri çektik. Burada gerçekten tarihi kültürel varlıklarla ilgili bir tespit olması durumunda, biz, Çimsa olarak buranın rehabilitasyonu, korunması yönünde de azami desteği vereceğiz” şeklinde konuştu.
"Bu hassasiyeti sonuna kadar da paylaşıyoruz"
Umut Zenar, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Son günlerde bu konuda kamuoyunda oluşan hassasiyeti faaliyetlerimizi sınırlayan bir engel olarak değil; aksine ülkemizin ve insanımızın toplumsal birlikteliğinin simgesi, bize bugünleri armağan edenleri el üstünde tutma kültürünün çok değerli bir parçası olarak görüyoruz. Bu hassasiyeti sonuna kadar da paylaşıyoruz. Şunun altını kalın çizgilerle çiziyorum. Hiçbir fayda şehitlerimizin aziz hatırasının üzerinde değil. Bu vesileyle, bir kez daha Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, O’nun silah arkadaşlarının, tüm kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun. Bu topraklar onların bize emaneti. Biz de tüm gücümüzle bu emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz.”
İlginizi Çekebilir