Hod Maden’de Büyük Değişim: SSR Mining Tamamen Çekiliyor
MADENTürkiye’nin önemli bakır-altın projelerinden Hod Maden’de ortaklık yapısı köklü bir değişime uğruyor. Kanada merkezli SSR Mining, Artvin’in Murgul ilçesindeki projedeki %20 hissesini ve işletmeciliğini Lidya Madencilik’e devretmek için anlaşma imzaladı. Karşılığında şirket, projenin tamamı üzerinden sınırlandırılmamış %4,0 net izabe geliri payı elde edecek.
Aynı süreçte Royal Gold da projedeki %15 hissesini Lidya Madencilik’e devrederek %2,5 net izabe geliri payı sahibi olacak. İşlem tamamlandığında Lidya Madencilik projede %85 payla hakim ortak ve işletmeci konumuna yükselirken, Royal Gold %15 payla projede kalmayı sürdürecek. SSR Mining ise projedeki ortaklık yapısından tamamen çıkmış olacak.
SSR Mining’in Hod Maden projesine bugüne kadar yaptığı toplam yatırımın yaklaşık 243 milyon ABD doları seviyesinde olduğu belirtiliyor. Şirket, bu satışla birlikte ilave finansman yükümlülüğünden çıkarken, uzun vadeli üretim gelirinden pay alma modelini tercih etmiş oldu. İşlemin, Türkiye’deki yasal izin süreçlerinin ve Türk Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) onayının ardından 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor.
Bu adım, SSR Mining’in faaliyetlerini Amerika kıtasına yoğunlaştırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirketin son dönemde işletme risklerini azaltmak amacıyla gelir payı odaklı modele yöneldiği ifade ediliyor.
Hod Maden, Doğu Pontid metallojenik kuşağında yer alan yüksek tenörlü bakır ve altın yatağı olarak öne çıkıyor. Teknik çalışmalara göre proje, güçlü ekonomik göstergeler ve yüksek kârlılık potansiyeli sunuyor. Tam kapasiteye ulaşıldığında önemli miktarda altın eşdeğeri üretim ile Türkiye’nin bakır arzına ciddi katkı sağlaması bekleniyor.
Proje, Türkiye’nin kritik minerallerde özellikle bakır alanındaki arz güvenliği hedefleri açısından stratejik önem taşıyor. Aynı zamanda ülkenin altın üretim kapasitesini artırabilecek önemli yatırımlar arasında gösteriliyor.
Sektör temsilcileri, bu işlemi son dönemde Zenit Madencilik tarafında yaşanan ortaklık değişimleriyle birlikte değerlendiriyor. Yabancı şirketlerin kârlı varlıklarını gelir payı modeline dönüştürmeye yöneldiği, Türk şirketlerinin ise işletme kontrolünü ve sahadaki hakimiyetini artırdığı görülüyor.
Uzmanlara göre bu eğilim, 2026 yılında madencilik sektöründe yerli-yabancı ortaklı yeni yapıların daha fazla gündeme gelmesine neden olabilir. Lidya Madencilik’in işletmeciliği devralmasıyla birlikte proje geliştirme ve inşaat süreçlerinde hızlanma beklenirken, özellikle altyapı hazırlıkları, yol çalışmaları ve mühendislik faaliyetlerinde karar alma süreçlerinin daha yerel bir yapıya kavuşacağı değerlendiriliyor.
İlginizi Çekebilir