Madencilik ve Çimentoda Rekabet Alarmı: 3 Şirket Kurul Karşısına Çıkıyor
MADENRekabet Kurumu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında, madencilik ve çimento sektörünün önde gelen şirketlerinden Arkoz Madencilik, Limak Çimento ve Yurt Çimento hakkında önemli bir aşamaya geçildi. Kurum tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu şirketlerle ilgili devam eden rekabet soruşturmasında sözlü savunma toplantısı 3 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Bu gelişme, dosyada karar sürecine yaklaşıldığı şeklinde değerlendiriliyor.
Soruşturma, şirketlerin faaliyetlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında incelenmesi üzerine başlatılmıştı. Anılan madde, teşebbüsler arasında rekabeti engelleyici, bozucu ya da kısıtlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve kararları yasaklıyor. Rekabet Kurumu’nun yürüttüğü incelemede, ilgili şirketlerin piyasadaki ticari uygulamalarının bu çerçevede değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtiliyor.
Gelinen aşamada yapılacak sözlü savunma toplantısı, soruşturma sürecinin kritik adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu toplantıda taraf şirketler, haklarındaki iddialara ilişkin savunmalarını Kurul üyeleri önünde doğrudan sunma imkânı bulacak. Aynı zamanda soruşturma dosyasına taraf olan ya da süreçten etkilendiğini düşünen üçüncü kişi ve kurumlar da belirlenen süre içinde başvuruda bulunarak toplantıya katılabilecek. Böylece karar öncesi tüm görüş ve değerlendirmelerin Kurul tarafından dinlenmesi sağlanacak.
Soruşturmanın kapsamı, madencilik ve çimento sektörlerinin piyasa yapısı açısından da dikkat çekiyor. Özellikle çimento sektörü, altyapı ve inşaat yatırımlarının temel girdilerinden biri olması nedeniyle stratejik bir konumda bulunuyor. Madencilik faaliyetleri ise çimento üretiminde kullanılan hammaddelerin temini açısından doğrudan bağlantılı bir alan oluşturuyor. Bu nedenle iki sektör arasındaki ticari ilişkiler ve fiyatlama davranışları, rekabet hukuku bakımından hassas bir inceleme alanı olarak görülüyor.
Rekabet Kurumu tarafından yürütülen süreçte henüz nihai bir karar açıklanmış değil. Sözlü savunma toplantısının ardından Kurul’un dosyayı değerlendirerek kararını oluşturması bekleniyor. Olası karar seçenekleri arasında ihlal tespiti yapılması durumunda idari para cezası uygulanması ya da ihlal bulunmaması halinde soruşturmanın sonlandırılması yer alıyor. Kurul ayrıca gerekli görmesi halinde davranışsal veya yapısal tedbirler de kararlaştırabiliyor.
Şirketler cephesinden ise kamuoyuna yansıyan açıklamalarda, sürecin yakından takip edildiği ve yasal hakların kullanılacağı ifade ediliyor. Taraflar, sözlü savunma aşamasında ticari uygulamalarının mevzuata uygun olduğunu ortaya koymayı hedefliyor. Sürecin sonucunun hem ilgili şirketlerin faaliyetleri hem de sektörün genel işleyişi açısından belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.
Rekabet soruşturmaları, yalnızca şirketleri değil, aynı zamanda piyasadaki diğer aktörleri ve tüketicileri de ilgilendiren sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle 3 Mart 2026’da yapılacak sözlü savunma toplantısı, sektör temsilcileri ve yatırımcılar tarafından yakından izlenecek. Toplantı sonrasında Rekabet Kurulu’nun vereceği kararın, madencilik ve çimento piyasalarındaki rekabet koşullarına ilişkin önemli bir referans noktası oluşturması bekleniyor.
İlginizi Çekebilir