Umrek 2026 Çalıştayı 19 Haziran tarihinde Ankara'da düzenlenecek
GÜNDEMUMREK ve YERMAM iş birliğiyle düzenlenecek “UMREK 2026 Çalıştayı”, 19 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. MTA Genel Müdürlüğü Yerleşkesi’nde bulunan İhsan Ruhi Berent Konferans Salonu’nda yapılacak etkinlikte, madencilik sektöründe uluslararası standartlara uygun raporlama, kaynak ve rezerv yönetimi ile sürdürülebilirlik uygulamaları masaya yatırılacak.
“Aramadan Rezerve Yetkin Kişiler için Madencilikte İyi Uygulamalar” temasıyla düzenlenecek çalıştay, özellikle UMREK Yetkin Kişileri ve YERMAM üyelerini bir araya getirecek. Etkinlik kapsamında arama sonuçlarının raporlanması, kalite güvence ve kalite kontrol uygulamaları, maden kaynak ve rezerv tahmini, kaynak-rezerv-üretim uyumu, fizibilite çalışmaları, çevresel-sosyal-yönetişim (ÇSY) kriterleri ile etik kodlar çerçevesindeki iyi uygulamaların ele alınması planlanıyor.
Türkiye’de madencilik sektöründe son yıllarda uluslararası standartlara uyum konusunda yürütülen çalışmaların merkezinde yer alan UMREK, yani Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu, 2017 yılında kuruldu. Kuruluşun temel amacı, Türkiye’deki maden kaynak ve rezerv raporlamalarının uluslararası kabul gören standartlara uygun şekilde hazırlanmasını sağlamak olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda UMREK Kodunun geliştirilmesiyle birlikte, maden projelerinde teknik güvenilirlik, şeffaflık ve yatırımcı güveninin artırılması hedefleniyor.
UMREK sistemi, yalnızca rezerv miktarlarının açıklanmasını değil; jeolojik veri kalitesi, mühendislik çalışmaları, ekonomik değerlendirmeler ve çevresel kriterlerin de belirli standartlar dahilinde ele alınmasını öngörüyor. Bu yaklaşım sayesinde Türkiye’deki maden projelerinin uluslararası finans kuruluşları ve yabancı yatırımcılar tarafından daha anlaşılır ve kabul edilebilir hale gelmesi amaçlanıyor.
Çalıştayın ana başlıklarından biri olan “Yetkin Kişi” sistemi de son dönemde sektörün en çok tartışılan konuları arasında yer alıyor. Yetkin kişiler, maden kaynak ve rezerv raporlamalarında teknik yeterliliği ve mesleki deneyimi bulunan uzmanlardan oluşuyor. Hazırlanan raporların güvenilirliği büyük ölçüde bu uzmanların bilgi birikimi ve etik sorumluluğuna dayanıyor. Bu nedenle çalıştay kapsamında etik kodlar ve iyi uygulama örneklerine ayrı bir önem verilmesi dikkat çekiyor.
Etkinlikte ayrıca sürdürülebilir madencilik yaklaşımı da ön plana çıkacak. Dünya genelinde madencilik yatırımlarında çevresel etkiler, sosyal sorumluluk kriterleri ve yönetişim uygulamaları giderek daha belirleyici hale gelirken, Türkiye’de de ÇSY temelli dönüşümün hız kazandığı görülüyor. Özellikle finans kuruluşlarının artık yalnızca rezerv büyüklüğüne değil; çevresel yönetim, rehabilitasyon planlaması, su yönetimi ve toplumsal etkiler gibi kriterlere de önem vermesi, sektörde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Çalıştayın düzenleyicileri arasında yer alan MAPEG, yani Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ise Türkiye’de madencilik ve petrol faaliyetlerinin ruhsatlandırılması, denetlenmesi ve sektörel düzenlemelerinin yürütülmesinden sorumlu kamu kurumu olarak faaliyet gösteriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren kurum, son yıllarda dijital ruhsat süreçleri, veri yönetimi ve ulusal kaynakların etkin değerlendirilmesine yönelik projelerle dikkat çekiyor.
MAPEG’in özellikle ruhsat güvenliği, yatırım süreçlerinin hızlandırılması ve yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması yönündeki çalışmaları, madencilik sektöründe teknik raporlama standartlarının önemini daha da artırıyor. Bu nedenle UMREK ile MAPEG arasında gelişen teknik iş birliklerinin, Türkiye’de madencilik sektörünün kurumsallaşma sürecine önemli katkılar sunduğu değerlendiriliyor.
Sektör temsilcileri, akademisyenler ve yetkin kişiler tarafından yoğun ilgi görmesi beklenen çalıştayın, Türkiye’de uluslararası standartlarda madencilik kültürünün gelişmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Özellikle kaynak ve rezerv raporlamalarında ortak terminoloji ve teknik yaklaşım oluşturulmasının, hem yatırımcı güveni hem de sektörün küresel rekabet gücü açısından kritik önemde olduğu ifade ediliyor.
İlginizi Çekebilir